Sinema mucizesi

Haber gorseli
Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Gülay: Gizemcim, Lorin’in tatili nasıl geçiyor?

Gizem: Bir orada, bir burada geçiyor Gülay. Sepet gibi yanımda işe götürüyorum çocuğu. Vakit buldukça da sitenin havuzu, arkadaşları filan derken keyfi yerinde… En büyük zevklerinden biri sinemaya gitmek.

Gülay: Doğrusu büyüse de yazın başıboş bırakamıyorsun. Çocuk dediğin sınırı, programı olursa daha mutlu. Yoksa ver eline telefonu, dünyanın en kolay şeyi. Sinema benim de yazın en sevdiğim etkinliklerden, serin salon, birkaç saat dikkat garantili, süper etkinlik. Şükür animasyonlar öyle kaliteli ki ebeveyn de
izlerken sıkılmıyor. Bilge büyüdüğü için takip edemez oldum animasyonları. Ne izlediniz en son?

‘Nostalji oldu’

Gizem: Biz hafta sonu ‘Toy Story 5’a gittik. Benim için çok romantikti tabii. “Çocukken izlediğim filme şimdi çocuğumla gidiyorum yaa” diye hallerden hallere girdim. Lorin filmi aşırı sevdi. Ben de çok beğendim.

Gülay: İlk karakter Andy büyüyüp üniversiteye gitmişti. Yerine gelen Bonnie mi devam ediyor 5’te de? Ay benim için de harika bir nostalji oldu sadece konuşmak bile. Oyuncak yerine bilgisayarla oynayan çocukları yakalayabilmesi de ayrıca bir başarı olmalı…

Gizem: Aslında bu defa oyuncakların hikâyesi yerine oyuncakların sahipleri iki kız çocuğunun hikâyesine odaklanıyor film. Evet, Andy yok, hikâye Bonnie’yle devam ediyor, Woody ve Buzz epey yan rollerdeler.
Bay Patates Kafa’yı sadece bir-iki sahnede, çok kısa görmek üzücü de olsa bu yeni hikâye zamanın çocukları ve hatta ebeveynlerini tam kalbinden yakalıyor. Konu; teknolojinin oyuncakların yerine geçmesi. Artık çocukların daha az oyun oynamasını ve ekrana gömülmesini odağına alıyor.

Gülay: Tam zamanın ruhunu yakalamış. Çocukları tamamen ekransız tutmak mümkün değil ama yazın özellikle çok da kontrolsüz bırakmamak lazım.

Gizem: Evet, önce günümüzde çocukların ne kadar ekran bağımlısı olduğunu anlatıyor, sonra da aslında ekrandan doğru şekilde faydalanmanın mümkün olduğunu gösteriyor. Hikâyede esas mücadele edilen fikir bile filmin sonunda şeytanlaştırılmıyor. Oyun ve oyuncakların masum dünyasında amaç düşman yaratmak değil çünkü, olmamalı… Mış gibi yaparak oyun oynamanın heyecanını o kadar güzel anlatıyor ki etkilenmeyecek çocuk olacağını zannetmiyorum. Arada sanal akran zorbalığına değiniyor ve gerçekten arkadaşlık bağlarının çevrimiçi değil, yan yana gelerek kurulabileceğini özetliyor. Yani bizim evde verdiğimiz binbir nasihat işe yaramazken film çocuklara kocaman bir ayna tutarak özeleştiri yapmalarını sağlıyor. Maalesef teknoloji çok erken büyümelerine sebep oluyor. Lorin daha 7 yaşında ve oyuncaklarla oynamayı neredeyse bıraktı. Ben Barbie’lerimle ortaokulda bile oynuyordum… Filmden sonra oyuncaklarına daha çok vakit ayıracağını söyledi. O kadar mutlu oldum ki…

Gülay: Aferin ona. Her yıl bir öncekinden daha hızlı değişiyor çocuk dünyası. Bilge’nin Lorin yaşları çok uzak olmasa da biz biraz daha kolay koyabiliyorduk sınır. Oyuncak yaşı çabuk geçse de masa oyunlarına, kart ve kutu oyunlarına yönlendirmeye çalışıyorum şimdi de. Oyun her yaşa iyi geliyor.

Gizem: Ne kadar doğru. Psikolog Buse Başakgil de çocukları yeniden oyuna nasıl dahil edeceğimizi anlattı,
okurlarımız aşağıda bulabilirler. Bu haftanın ajandasında miniklerle gidilebilecek başka filmler de var.

‘Oyunun yerini ekran alırsa pek çok deneyimden mahrum kalır’

Çocuk ve ergen psikoloğu Buse Başakgil, Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi

◊ Klinik gözlemlerimize göre çocukluğun doğal oyun süresi giderek kısalıyor. Eskiden okuldan döner dönmez sokağa çıkan, evde saatlerce oyun oynayan çocukların yerini boş zamanlarını ekran karşısında geçiren çocuklar alıyor. Oyun, çocuk için duygularını ifade ettiği, problem çözmeyi öğrendiği, hayal gücünü geliştirdiği, sosyal becerilerini güçlendirdiği gelişim alanlarından biri. Oyunun yerini ekran aldığında çocuk gelişimi için gerekli olan pek çok deneyimden mahrum kalır. Ayrıca araştırmalar uzun süreli ekran maruziyetinin dikkat becerileri, akademik performans ve sosyal ilişkiler üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini gösteriyor.

 ◊ Çocukların ekranla sağlıklı bir ilişki kurabilmeleri için ebeveynlerin model olması gerekir. Belli saatlerin ‘ekransız zaman’ ilan edilmesi, yemekte telefon kullanılmaması, yatmadan en az bir saat önce ekranların kapatılması önemlidir.

◊ Ekranı azaltmanın en etkili yolu boşalan zamanı keyifli alternatiflerle doldurmaktır. Kutu oyunları, hafıza kartları, manyetik bloklar, ahşap denge oyunları, yapbozlar, boyama etkinlikleri, hamurlar, deney setleri, origami, hikâye tamamlama oyunları, kukla tiyatroları, dans etkinlikleri, birlikte yemek yapma gibi aktiviteler çocukların hem eğlenmesini hem de aileyle kaliteli zaman geçirmesini sağlayabilecek etkinlik alternatifleridir. Açık havada ip atlama, bisiklet sürme, seksek, saklambaç, top oyunları, uçurtma uçurma, bahçe işleriyle uğraşma hem fiziksel hareketi artırır hem de stres düzeyini azaltır.

◊ Kurallar konuşulmalı, tutarlı biçimde sürdürülmeli ve ödül-ceza döngüsünden ziyade işbirliği temel alınmalıdır. Örneğin “Bugün tablet yasak” yerine “Tablet süremiz yemekten sonra 30 dakika, önce kutu oyunu oynayacağız” gibi sınırlar çocukların uyumunu artırır. Unutmamak gerekir ki , çocukların gelişiminde en pahalı oyuncaklardan çok, ebeveynleriyle kurdukları sıcak ilişki ve özgürce oynayabildikleri güvenli ortamlar belirleyicidir.

yok

Author: Murat Doğan