Hermès’in D-Maris ve Türkiye şifresi 

Img

Toygun ATİLLA

HERMES PENCERESİNDEN DURUM

Gelin duruma önce dünyada lüksün zirvesi Hermès penceresinden bakalım.

Hermès açısından bakıldığında bu olası ortaklığın, yalnızca başarılı bir turizm tesisine yatırım yapılması anlamı taşıdığını düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz…

Şöyle ki,

Hermès bugüne kadar büyümesini büyük ölçüde kendi dünyasının sınırları içinde gerçekleştirdi. Deri atölyelerine, üretim kapasitesine, mağazalarına ve doğrudan kontrol ettiği dağıtım ağına yatırım yaptı. Markanın gücü; hızlı büyümekten değil, nadirlikten, el işçiliğinden, aile kontrolünden ve müşterisiyle kurduğu özel ilişkiden doğdu.

Markayı özel kılan da bu oldu…

D Maris Bay ortaklığı gerçekleşirse Hermès, ilk kez kendi ürünlerinin ötesine geçen, müşterisinin bütün yaşam deneyimine dokunan farklı bir alana adım atmış olacak.

Bu marka açısından bir ilk.

Birkin çantasını taşıyan, Hermès saatini kullanan, markanın ev koleksiyonunu tercih eden müşteri artık Hermès’in ortak olduğu bir destinasyonda tatil yapabilecek.

Bu nedenle olası yatırım, Hermès’in yalnızca çanta, eşarp, saat ve mücevher satan bir marka olmaktan çıkarak küresel bir yaşam tarzı markasına dönüşme yolundaki en dikkat çekici adımlarından biri olarak okunabilir.

NEDEN TÜRKİYE’Yİ SEÇTİ

Peki Hermès neden Türkiye’yi seçti?

Türkiye’nin Ege kıyıları artık yalnızca yerli ve yabancı turistlerin geldiği bir tatil bölgesi değil. Bodrum, Marmaris ve Datça hattı; süper yat trafiği, özel jet hareketliliği, marinaları, lüks restoranları ve yüksek gelir grubuna hitap eden otelleriyle Monaco, Saint-Tropez, Capri, Mykonos ve Porto Cervo’nun rakipleri arasına girmeye başladı.

Hermès’in Türkiye’ye yönelmesi, markanın bu dönüşümü uzaktan izlemediğini gösteriyor. Dünyanın en seçici lüks markalarından birinin Türkiye’de doğrudan yatırım ihtimalini değerlendirmesi, ülkenin artık yalnızca bir satış pazarı değil, lüks ekonomisinin geleceğine yatırım yapılabilecek bir merkez olarak görülmeye başladığı anlamına geliyor.

HERMES’İN D-MARİS TERCİHİ

D Maris tercihi de tesadüf değil.

Datça Yarımadası’nın korunaklı koylarından birinde bulunan tesis, yalnızca bir otel olarak değil, kendi müşterisini ve yaşam kültürünü oluşturan uluslararası bir destinasyon olarak konumlanıyor. Mahremiyet, doğa, hizmet kalitesi, gastronomi, deniz ulaşımı ve süper yat erişimi gibi unsurlar, Hermès’in kendi marka değerleriyle örtüşüyor.

Hermès yıllardır müşterisine kalabalıkların ulaşabildiği bir lüks değil, sınırlı sayıdaki insanın erişebildiği özel bir dünya sunuyor. D Maris’de turizmde aynı duyguyu satıyor. Gürültüden uzaklık, mahremiyet, seçkinlik ve kişiye özel deneyim.

Bu açıdan bakıldığında ortaklık sadece finansal değil, aynı zamanda iki marka dünyasının buluşması anlamına geliyor.

FERİT ŞAHENK’İN TURİZM VE GASTRONOMİ YATIRIMLARI

Bence Hermès’in Ferit Şahenk ile kurulacak ortaklık da en az D Maris tercihi kadar anlamlı.

Şahenk, Doğuş Grubu’nun turizm ve gastronomi yatırımlarını yıllar içinde uluslararası bir yaşam tarzı portföyüne dönüştürdü. Başta İspanya olmak üzere dünyanın birçok köşesinde Ferit Şahenk’in turizm ve gastronomi yatırımları adından söz ettiriyor.

D Maris’e gelecek olursak yalnızca konaklama tesisi olarak değil, dünyanın en varlıklı insanlarını Türkiye’ye çeken bir marka olarak konumlandırdı.

Hermès gibi aile kontrolündeki, itibarına ve marka mirasına son derece hassas bir yapının Ferit Şahenk ile aynı masaya oturması; yalnızca tesisin finansal değerine değil, Şahenk’in lüks turizm vizyonuna, uluslararası ilişkilerine ve D Maris Bay’de oluşturduğu marka değerine duyulan güvenin de göstergesi olacak.

Bir tarafta yaklaşık iki asırlık geçmişi bulunan, dünyanın en kapalı ve en değerli lüks hanedanlarından Hermès…

Diğer tarafta Türkiye’nin turizm, gastronomi ve marina yatırımlarını dünya ölçeğine taşıyan Ferit Şahenk…Ortaklık tamamlanırsa bu buluşma, basit bir hisse alışverişinden çok daha fazlasını ifade edecek.

HERMES BİR ANLAMDA TÜRKİYE TURİZMİNİN GELECEĞİNE ORTAK OLACAK

Hermès, ürünlerinin ötesine geçerek yaşam tarzı ve destinasyon ekonomisine adım atacak.

D Maris, dünyanın en prestijli lüks markalarından birinin küresel ağına ve marka gücüne kavuşacak. Ferit Şahenk ise yıllardır kurduğu turizm vizyonuna, lüks dünyasının en zor ikna edilen ailelerinden birini ortak etmiş olacak.

Bence bu ortaklık gerçekleşirse, Hermès yalnızca D Maris’e değil, Türkiye’nin lüks turizm geleceğine ortak olmayı seçmiş olacak.

patronlardunyasi.com

Source

yok

Author: Murat Doğan