Devlet memurluğundan emekli oldu bu işe başladı: Bu yıl 1500 kilogram üretmeyi hedefliyor

Img

Türkiye’de tarımsal üretimin çeşitlendiği şu günlerde, Yozgat’ın zengin bitki florası arıcılık sektörü için adeta can suyu oldu. Yüksek rakımı sayesinde farklı bitki türlerinin peş peşe çiçek açtığı kent, arılara kesintisiz bir nektar akışı sağlıyor. Yozgat Çamlık Bal Ormanı başta olmak üzere kentin dört bir yanındaki yaylalarda konuşlanan üreticiler, bu benzersiz doğal döngü sayesinde tarihin en verimli ve kaliteli bal hasatlarından birine hazırlanıyor.

“YOZGAT ÇAMLIK BAL ORMANI’NIN FLORASI HARİKA”

Devlet memurluğundan emekli olduktan sonra ata mesleği olan arıcılığa geri dönen Ahmet Mümtaz Çakıroğlu, Yozgat’ın arıcılık potansiyelini şu sözlerle özetledi:

“Memuriyetten emekli olduktan sonra baba mesleğimiz olan arıcılığı sürdürüyoruz. Geçen sene Çamlık Bal Ormanı’nda 117 kovanla başlamıştık, bu sene kovan sayımızı yaklaşık 300’e çıkardık. Buranın nektarı gerçekten çok güzel, harika bir florası var. İnşallah bal kesim döneminde kovan başına 25 ile 30 kilo bal almayı hedefliyoruz.”

“HASAT BURADA DAHA GEÇ VE KALİTELİ OLUYOR”

Yozgat’ın bin 300 ila bin 350 metre arasındaki yüksek rakımı sayesinde diğer bölgelere göre hasat döneminin sarktığını belirten Çakıroğlu, bu durumun bala ekstra lezzet ve olgunluk kattığını ifade etti:

Hasat Takvimi: “Yozgat’ta hasat biraz daha geç yapılıyor. Bizim bölgedeki bazı yerlerde hasat başlasa da biz ağustos ayının sonu ya da eylül ayının başı gibi bal hasadımızı gerçekleştireceğiz.”
Satış Yöntemi: “Ürettiğim balları genelde perakende olarak satıyorum. Birkaç yere toptan verdiğim de oluyor ama ağırlığım perakende. Bu yıl toplamda 750 ile 1.500 kilogram arasında kaliteli bal üretimi yapmayı hedefliyorum.”

KARADENİZLİ ARICILARIN YENİ GÖZDESİ: “BURADA ÇİÇEKLENME HİÇ BİTMİYOR”

Ordu’nun Fatsa ilçesinden kalkıp gezginci arıcılık yapmak için Yozgat yaylalarına gelen Mehmet Töngel ise kentin arıcılar için bulunmaz bir nimet olduğunu söyledi. Geven ve kekiğin ardı ardına açmasının arıları sürekli beslediğini belirten Töngel, doğanın mucizevi dengesini şu sözlerle aktardı:

“Bahar aylarında yaylaların ısınmasıyla buraya taşınıyoruz, sonbaharda (eylül-ekim) memleketimiz Ordu’ya dönüyoruz. Buraya ilk geldiğimde 400 kovanım vardı, oğul verince şu an kovan sayısı 500’ü geçti. Yozgat’ın arazisi çok açık ve bitki örtüsü inanılmaz zengin. Başta geven olmak üzere kekiğin kaç farklı türü var burada. Cenabı Allah öyle bir düzen vermiş ki çiçeklerin hepsi aynı anda açmıyor; sırayla açıyor. Önce beyaz kekik, sonra mor kekik, ardından diğerleri… Nektarın arkası hiç kesilmiyor, devam edip gidiyor. Geçen yıllara oranla bu sene durumum bir tık daha iyi.”

yok

Author: Murat Doğan